Hakkımda/Ben kimim?

Bursa’da doğdum. Uludağ Üniversitesi Matematik Bölümü mezunuyum. Bir süre Belçika’da, Gent Üniversitesi Pür Matematik ve Bilgisayar Cebiri Bölümü’nde öğrenim gördüm. Uzun yıllar çeşitli kurumlarda matematik öğretmenliği yaptım. Matematiği paylaşmayı seviyorum. Elimden geldiğince, “Olması gerektiği gibi matematik” yapmaya çalışıyorum. Uzun yıllar öğretmenliğe ara verip başka sektörlerde ve farklı şehirlerde çalıştım. Ekim 2026’da babamın ani vefatı üzerine memleketime kesin dönüş yapmaya karar verdim. Babamın vefatı ve vefata giden süreç beni derinden etkiledi ve hayatı tekrar ve hiç olmadığı kadar derinlemesine sorgulamama sebep oldu. Hem ailemle ilgilenmek hem de özellikle dijital mecralarda matematikle ilgili faydalı içerikler üretmek istiyorum.

“Hocanın Hocasının Hocası” ne, kim ve nereden çıktı?

Bu, birkaç sene önce, Telegram’da kullandığım bir takma addı. O zamanlar çok iyi bir sinerji yakalamıştık öğrencilerle beraber. Başarılı olduk, faydalı içerikler ürettik birlikte. Ve çok soran oldu, hala da oluyor. Acaba bir gün Hocanın Hocasının Hocası namı diğer Hˆ3, geri dönecek miydi? Dönmeliydi ve işte o ruh, geri döndü!

Biraz daha detaylandırayım. 2023 baharının sonlarıydı. Sınava bir buçuk ay falan vardı. Telegram diye bir şeyden haberim oldu. Bir sürü soru çözüm grupları vardı. Öğretmenler-öğrenciler herkes soru soruyor çözüyor kimi zaman kanıt da yapıyordu. Çok hoşuma gitti, soru atıyorsun, saniyeler içinde çözülüyor ve farklı çözümler gırla. Ben de bir grup açtım o zamanlar. Az kişiydik, 30-40 ve sonra 50-60 falan. Sınava kadar 70 kişiyi geçmedik sanırım. Çok hızlı akıyordu ekran, sınava da az kalmıştı. Varımı yoğumu verdim öğrenciler için. Gecelere kadar sabahlara kadar başım çatlayana gözlerim kuruyana beynim zonklayana kadar durmadan soru çözdüm, matematikle ve geometriyle ilgili ne sordularsa yanıtlamaya çalıştım. Onlar da çok çalıştılar ve sadece bizim grup değil tüm gruplarda matematikle, geometriyle ilgili güzel paylaşımlar yapılıyordu. Sonra İleri Matematik Akademisi diye başka bir grup daha kurdum ve aynı sinerjiyi orada da devam ettirdik. Bu sinerji meselesini bir öğrenciyle karşılıklı kurduğumuz saygı ve sevgiye dayanan bağ üzerinden “Sinerji” başlıklı yazımda da anlatmıştım. Sonra zaman zaman iş yoğunluğum zaman zaman hastalıklarım nedeniyle Telegram’a da ara verdim. Şimdi ise daha yoğun olarak dijital mecralarda matematiksel içerikler üretme niyetindeyim. Bunu yaparken de gerek meslekdaşlarıma gerek sevgili öğrencilere, matematik camiasına, yayın etiğine, maksimum saygıyı ve hoşgörüyü göstermem gerektiğinin farkındayım ve ben de öyle düşünüyorum. Geçmiş deneyimlerimin hepsinin bu macerada yoluma ışık tutacağına inanıyorum.

SIRF EZBER DEĞİL SIFIR EZBER, lafını 2003 yılında bulmuştum ve eğitim mottom olarak kullandım. Hatta materyallerimi koyduğum el çantasının üzerine baskı yaptırmıştım. MATEMATİK TÜYOLARI sözünü de sayılarla ilgili birkaç sayfa bir şeyler karalarken yine o yıllarda kullandım. Geçmişte bana güven veren ve aidiyet hissettiğim tüm bu kavramları tekrar hayata geçirmek istedim.

Hocanın Hocasının Hocası lafı başta itici gelebilir. Hemen söyleyeyim, hocaların hocasının hocası falan olduğumu düşünmüyorum aklı başında hiçbir matematikçi de öyle düşünmez, düşünmemeli. Lisede de üniversitede de hocalarımı hep eleştirirdim, içimden genelde. Hocalarımın çoğunu beğenmediğim için öğretmen oldum. Sanki uzaklarda bir yerlerde hocaların hocası diye bir şey olmalıydı hatta hocanın hocasının hocası. Aslında öyle bir şey olamayacağını farketmem de uzun sürmedi çünkü bilginin ve öğretmenliğin de sonu yoktu. Galiba doğru yöntem şuydu: kendi kendinin öğretmeni olmak. Çünkü öğretmen dediğimiz kişiler de bir zamanlar öğrencilerdi hatta şimdi de öğrenciler çünkü öğrenmenin sonu yok. Şu sonuca vardım, hˆ3 yani hocanın hocasının hocası lafı ben çok iyi öğretmenim değil de ben çok iyi öğrenciyim demekti. Öyle bir öğrenci ki öğretmenlere neredeyse hiç gereksinim duymayan biri. Zaten felsefik olarak öğretmek diye bir kavram yoktur, öğrenmek vardır. Öğretmek diye bir kavram olmadığı için öğretmen diye bir kavram da yoktur dolayısıyla. Öğretmen dediğimiz kişiler birer yol göstericidirler sadece. O yoldan gidip gitmemek öğrencinin kendisine kalmış. Belki başka yollar da vardır. Ben öğretmen değilim. Bir matematik anlatıcısıyım. Hˆ3 ve Hˆ3 ruhu geri döndü! Güzel ve faydalı bir ruhtu, birlikte kurduk birlikte yaşatalım!

Eskilere ve yenilere merhaba!

Selam; saygıyla, sevgiyle ve dostça.

Alİ İLİK

ali.ilik.mat@gmail.com
hocaninhocasininhocasi@gmail.com